merkezde olan

adj. central

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • merkezî — sf., Ar. merkezī Merkezde olan, merkezi oluşturan Dur bakalım; biraz daha merkezî mahallelere yaklaşalım, diyordu. Y. K. Karaosmanoğlu Birleşik Sözler merkezî ısıtma merkezî idare merkezî ülke merkezî yıkama merkezî yönetim …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yatılı bölge okulu — is. Yerleşim yerleri dağınık olan bölgelerde çocuklara eğitim ve öğretim olanağı sağlamak amacıyla belli bir merkezde yatılı ve gündüzlü açılmış olan eğitim kurumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tekerlek — is., ği 1) Merkezde bulunan, bir eksenin çevresinde dönebilen çember, teker Bozuk düzen taşların üstünde tıkırdayan / Tekerlekler yollara bir şeyler anlatıyor. F. N. Çamlıbel 2) sf. Bu biçiminde olan Birleşik Sözler tekerlek pabucu Atasözü, Deyim …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • KUVVE-İ AN-İL-MERKEZİYE — Merkezkaç kuvvet. Cisimlerin kendi mihveri üzerine hareketi zamanında merkezinde hâsıl olan kuvvete denilir. Merkezde dönen bir tekerleğin etrafında yapışık veyahut üstünde taşıdığı cisimlerin etrafa yayılıp dağılmasıyla bu kuvvetin mevcudiyyeti… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • VAHDET — Birlik. Yalnızlık. Teklik. (Kesretin zıddıdır.) * Edb: İfade esnasında mevzuun haricine çıkılmaması, maksad ne ise yalnız ondan bahsedilmesi, sözün dallandırılıp budaklandırılmaması. * Tas: Allah a yakınlık. Gönlünü, kalbini tamamen Allah ile… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.